Küresel Salgın: Gıda Güvenliği Tartışmaları

27.07.2020

Küresel salgın ile birlikte gündemimizi yeniden meşgul etmeye başlayan güvenlik eksenli konulardan birisi de gıda güvenliğidir… Nitekim “ihtiyaçlar hiyerarşisinde” ilk sırada yer alan fizyolojik ihtiyaçlarla doğrudan bağlantılı olan “gıda güvenliği” meselesi küresel salgın bağlamında hayatta kalma mücadelemizin en öncelikli konusu olmuş, marketlerde makarna başta olmak üzere boşalan kuru gıda reyonları ise salgının sembol görüntüleri olarak hafızalarımıza kazınmıştı.

Küresel salgının tetiklediği “gıda paniği” hemen her ülkede metrelerce uzayan market kuyruklarına ve lebalep dolu market arabalarına yansımış, karar-vericilerin “gıdanın arzına ilişkin herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağına” ilişkin yaptıkları açıklamalara, verdikleri taahhütlere ihtiyaç duyulur hale gelinmişti.

Küresel salgının başlarında gıda güvenliğinin “gıdaya erişim” boyutunun özellikle öne çıkması doğaldı… Zira salgın tedbirleri uyarınca uygulamaya konulan sokağa çıkma kısıtlarının günlük yaşamın rutinine dönüşmesi, işyerlerinin kapanması, fabrikaların üretime ara vermesi gibi gelişmeler bir yandan gıdaya erişimle ilgili korkuları körüklüyor, diğer yandan da ileride bireysel, ulusal ya da küresel düzeyde yaşanabilecek olası daha derin bir ekonomik krizde “hayati ihtiyaçları bile karşılayamayacak hale gelir miyiz?” benzeri soruları daha sıklıkla sormamıza  sebep oluyordu…

Öte yandan “gıdaya erişim” öncelikli hedef olmakla birlikte tek husus değildi elbette… İnsan “sağlığını riske atmayan” gıdalara erişimdi aslında asıl kastedilen… Üstelik Covid- 19’un bulaşmasını önleyecek, tedavisini gerçekleştirebilecek bir gıda adı verilmese de, sağlıklı ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli uyku ile bağışıklık sistemlerinin güçlendirilmesi öneriliyor, özellikle fiziksel izolasyon dönemlerinde seçilecek gıdalarla ilgili ipuçları veriliyordu…

Yine küresel salgınla yaygınlaşan sosyal medya paylaşımları ve yapılan canlı yayınların ana teması da çoğunlukla yemekler olmuş, öneriler, tarifler, “marifetli” ellerden çıkmış görseller uçuşmaya başlamıştı ekranlarda… Küresel salgının sağlığa etkileri kadar, “gıda” da çoğumuz için en önemli ilgi alanı haline gelmiş, algıda seçiciliği artırmış, “erişimi” ağırlıklı olmak üzere ilgili her türlü konuyu dikkatimize sunmuştu… Küresel salgına karşı mucizevi formüller aranıyor, bu arayışa gecikmeden de karşılık bulunuyordu… “O ya da bu gıdanın” Covid-19’a iyi geldiğiyle ilgili bir haberin yapılmadığı gün yoktu neredeyse… Birbiriyle çelişen onlarca bilgi de dolaşıyordu ortada… Kişiden kişiye değişiyordu tavsiyeler… Bir yandan da uzmanlık alanı gıda olmayan kişiler zaten mevcut olan “bilgi kirliliğine” katkı sağlamak için adeta yarışırcasına mücadele veriyor… Bilinmez, görünmez virüsün yarattığı “korkudan”, “panikten” acımasızca yararlanmaya çalışıyor… Yaşanan “çaresizliği” alenen suiistimal ediyordu…

Oysa asıl olan gerçekten “tüketilen gıdaların”  Covid-19’dan da bağımsız “yaşamı riske atmaması” gereğiydi… Gıdaların üretim, işleme, saklama, taşıma ve dağıtım aşamalarında her türlü tehlikeli riskin (fiziksel, kimyasal, biyolojik gibi) yok edilmesi, bunun için de sürece dâhil olan her paydaşın belirlenmiş kurallara göre hareket etmesi ve gerekli önlemleri alması şarttı… Yeterli gıdaya hiç ulaşamama, ulaşılan gıdanın sağlığa zararlı olması, besleyici değerinin olmaması, saklama, taşıma ve dağıtım aşamalarında bozulması, kalite-fiyat dengesinin olmaması sebebiyle erişiminde aksaklıkların yaşanması gibi sorunlar ciddi “gıda güvenliği” sorunları olarak değerlendiriliyordu…

Covid-19 işte bu sorunları kendi özelinde revize ederek yeniden ele almamıza sebep olması açısından önemliydi. Hatta Covid-19’un ana kaynağının yabani hayvanlar olduğuna ve virüsün hayvanlardan insana geçtiğine ilişkin tespitler bağlamında Covid-19’un bizatihi kendisinin bile sağlıklı gıdanın önemini vurgulamak için yeterli olacağı aşikârdı…

Nitekim küresel salgınla birlikte yukarıda bahsi geçen konular bağlamında gıda tüketimi ve gıda paketlerine dokunulduğunda Covid-19’un bulaşıp bulaşmayacağına ilişkin kaygılar da tartışmalara dâhil oldu… Virüsün farklı yüzeylerde kalış süreleri, sudan veya anne sütünden bulaşma riski, kontamine olan gıda paketlerine dokunulup, daha sonra ağız, burun ya da gözlere dokunulması suretiyle enfekte olma olasılığı küresel salgın çerçevesinde gıdaya ilişkin en çok tartıştığımız konulara eklendi… Yeme-içme sektöründeki işletmelerin yeniden hizmet vermeye başlamasıyla söz konusu işletmelerin “gıda güvenliğine” ilişkin aldıkları önlemler ve bu önlemlerin yeterli olup, olmadığına dair tartışmalarımız da hala devam ediyor…

Diğer yandan küresel salgın yalnız bireysel ve ulusal düzeyde değil, küresel düzeyde de “gıda güvenliğini” tehdit eden önemli bir sağlık sorunu ve insani kriz… Bireysel, ulusal ve küresel düzeyi birbirinden ayrı düşünmek neredeyse imkânsız zaten… Küresel işbirliği kritik konuların başında geliyor…

Aslında “gıda güvenliği” dünya gündemine küresel salgınla girmiş bir konu da değil… Önemli husus küresel salgının “gıda güvenliğinin” zaten önemli tehditlerle (çatışmalar, doğal afetler, iklim değişikliği, bilinçsiz kimyasal kullanımı, tarım arazilerinin azalması vs.) karşı karşıya olduğu bir döneme denk gelmiş olması… Üstüne bir de küresel salgının birebir sebebi olduğu tehditler eklenince küresel düzeyde bir “gıda güvenliği krizi” ya da “gıda acil durumundan”  bahsetmek kaçınılmaz hale gelmiş durumda…

Küresel salgın dünya çapında mevcut tarım ve gıda sektörünün tüm aksayan yönlerini, kırılganlıklarını gözler önüne serdi… Gıda sistemlerinin gücünü test etti… “Gıda egemenliği” tartışmalarını gündeme getirdi… “Gıda güvenliğinin” sürecin tüm paydaşlarının ortak sorumluluğunda olduğunu bir kez daha hatırlattı… BM’nin 24 Aralık 2018’de aldığı 7 Haziran’ın Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak kutlanmasını öngören kararının nedeni ve öneminin altını bir kez daha çizdi… Küresel düzeyde iklim değişikliği ve çevre sorunlarının en önemli nedeni olan gıda sistemlerinin dönüştürülmesinin ne kadar önemli ve ivedi bir konu olduğunu bir kez daha gösterdi…

Bugün küresel salgının sebep olduğu gıda ve tarımda uygulanan ticaret kısıtlamaları, aşırı yerel stok yapılması gibi gelişmelere dikkat çekiliyor… Bu tür uygulamaların gıda bulunabilirliğini azaltacağı ve fiyat artışlarına neden olacağı konuşuluyor… Artan ya da dalgalanan fiyatların gıda ticaretini olumsuz yönde etkileyerek belirsiz bir ortam yaratacağı, bunun da küresel tarım tedarik zincirini kırarak “gıda güvenliği krizine” neden olacağı konusunda ikazlar kol geziyor… Uluslararası piyasaların işler tutulması ve tedarik zincirlerinin açık ve bağlantılı kalmasının önemi vurgulanıyor… BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) uyarı üstüne uyarı yapıyor…

Söz konusu krizden etkilenmeyecek ülke neredeyse yok gibi ancak hali hazırda yoksul ve “sorunları üzerine sorunlar eklenen” ülkeler etkiyi çok daha derinden hissedecek açık… Bireysel düzeyde de durum aynı… Gıda tedarik zincirinde kırılma, üretimin düşmesi, üreticilerin üretime ara vermesi ya da üretimden vazgeçmesi, bir sonraki dönemde yapılacak üretim için yeterli girdi ve mali destek sağlanamaması, çalıştırılacak işçi bulunamaması, gıda kıtlığı, fiyatlarda ani yükselme, küresel ekonominin olası yavaşlaması veya durgunluğunun yaratabileceği artan yoksulluk ve açlık… Küresel salgının yarattığı daralmayla işsizliğin artması, gelirlerin kaybı, artan fiyatlar, küçülen piyasalar, alım gücünün düşmesi, üretilen mallara alıcı bulunamaması… Hem üretici hem de tüketici düzeyinde refah kaybı… Kayıpları kısa sürede en aza indirmek adına “etik değerlere uygun davranışlarda” aşınma…

Görünen o ki “gıda güvenliği” konusu sürdürülebilir kalkınma hedefine uygun bir gıda üretim- tüketim süreci yaratmakla doğrudan ilintili… Gıda sistemlerinin yeniden yapılanması ve küresel gıda tedarik zincirinin sekteye uğramaması şart… Aksi takdirde Covid-19’un açıkça ortaya koyduğu gibi “kelebek etkisi” net…Kapatılan her sınır, kısıtlayıcı her hamle bir yerlerde üretim yapılamamasına, bir yerlerde bozulma süreleri kısa gıda ürünlerinin imhasına, bir yerlerde gıdaya erişimin engellenmesine, bir yerlerde yoksulluk ve açlık yaşanmasına sebep olabiliyor… Hatta pek çok yerde hepsine birden aynı anda… Evrende her şeyin birbiriyle bağlı olduğunu hatırlamak için bir başka fırsat!

“Gıda güvenliği” hepimizin ortak konusu ve sorumluluğu… Beslenme birincil ihtiyaçlarımızın başında geliyor ve giderilmesi de temel hedefimiz doğru… Nasıl ve hangi koşullarda sorusunun cevabı ise biz ve bizim ötemizde daha birçok başka aktör ve faktörle ilintili…

Derin düşünmekte fayda var!

Diğer Yazılar

RAPOR | Türkiye-Birleşmiş Milletler (BM) İlişkileri: Ortak Çıkar ve Uyuşmazlık Alanları

ÖZET 2002 yılından günümüze Türk dış politikasının seyri ve temel dinamikleri değerlendirildiğinde üç farklı dönemden ...
Daha Fazlasını Oku

Küresel Salgın ve Biz…

Küresel salgın “öncesi biz” ile “sonrası biz” arasında neler değişti? Kaçımız samimiyetle bu soruyu yanıtlayabilir ...
Daha Fazlasını Oku

Küresel Salgından Sağlık Güvenliğine

Küresel salgın birincil hedef haline getirmek suretiyle en çok “kendimiz ve yakınlarımızın sağlığı” konusunda endişelendirdi ...
Daha Fazlasını Oku

Küresel Salgın: Çevre Güvenliğine İlişkin Değerlendirmeler…

Küresel salgın başka birçok konuda olduğu gibi çevre ile olan ilişkimizi de yeniden ele almamıza ...
Daha Fazlasını Oku

Küresel Salgın: Üniversitelerde Tercih Telaşı

Küresel salgın -ister istemez- hemen hepimizi bugüne kadar “neyi, neden yaptık/yapabildik, ya da yapmadık/yapamadık?” soruları ...
Daha Fazlasını Oku

Bizden Haberdar Olun

Mail aboneliği başlatmak için mail adresinizi bizimle paylaşabilirsiniz.
Paylaş
Etkinlik Takvimi
Ağustos

Eylül 2021

Ekim
Pzt
Sal
Çar
Per
Cum
Cmt
Paz
30
31
1
2
3
4
5
Etkinlikler için Eylül

1st

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

2nd

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

3rd

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

4th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

5th

Etkinlik Yok
6
7
8
9
10
11
12
Etkinlikler için Eylül

6th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

7th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

8th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

9th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

10th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

11th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

12th

Etkinlik Yok
13
14
15
16
17
18
19
Etkinlikler için Eylül

13th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

14th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

15th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

16th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

17th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

18th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

19th

Etkinlik Yok
20
21
22
23
24
25
26
Etkinlikler için Eylül

20th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

21st

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

22nd

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

23rd

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

24th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

25th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

26th

Etkinlik Yok
27
28
29
30
1
2
3
Etkinlikler için Eylül

27th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

28th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

29th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

30th

Etkinlik Yok

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi

Center for Diplomatic Affairs and Political Studies

‎مركز الشؤون الدبلوماسية والدراسات السياسية

Centre des Affaires Diplomatiques et des études Politiques

Центр дипломатических отношений и политических исследований

外交事务与政治研究中心

Back to top of page