
Global Strateji Konferansı 2026
“Küresel Güvenliğin Yeni Mimarisi: Kolektif Savunmadan Stratejik Rekabete”
10-11 Aralık 2026 | İstanbul, Türkiye (Hibrit)
Uluslararası güvenlik sistemi, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana en kapsamlı dönüşüm sürecini yaşamaktadır. Yaklaşık otuz yıl boyunca uluslararası düzenin temelini oluşturan liberal uluslararası sistem, kolektif güvenlik mekanizmaları, kurallara dayalı uluslararası düzen ve ekonomik karşılıklı bağımlılık anlayışı; büyük güç rekabetinin yeniden yükselişi, bölgesel çatışmaların yaygınlaşması ve teknolojik dönüşümün hızlanmasıyla birlikte ciddi bir sınamayla karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde güvenlik kavramı artık yalnızca devletlerin toprak bütünlüğünü ve askeri kapasitesini ifade eden dar bir çerçeveyle sınırlı değildir. Siber uzay, yapay zekâ, uzay teknolojileri, kritik altyapılar, enerji güvenliği, tedarik zincirleri, kritik mineraller ve ekonomik güvenlik gibi alanlar da ulusal ve uluslararası güvenlik mimarisinin ayrılmaz bileşenleri hâline gelmiştir.
Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’da devam eden istikrarsızlık, Hint-Pasifik’te derinleşen stratejik rekabet, Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki sistemik güç mücadelesi ve Avrupa’nın yeniden şekillenen savunma politikaları, mevcut güvenlik mimarisinin artık yalnızca kolektif savunma anlayışıyla açıklanamayacağını göstermektedir. Bunun yerine, devletlerin çok boyutlu ve sürekli bir stratejik rekabet ortamında hareket ettiği yeni bir güvenlik paradigması ortaya çıkmaktadır. Bu paradigma, askeri güç kadar ekonomik dayanıklılık, teknolojik üstünlük, diplomatik esneklik ve toplumsal direnç kapasitesini de ulusal güç unsurları arasında ön plana çıkarmaktadır.
Bu dönüşüm, yalnızca uluslararası sistemin büyük aktörlerini değil, orta ölçekli güçleri ve bölgesel aktörleri de doğrudan etkilemektedir. Stratejik özerklik arayışları, savunma sanayilerinin yeniden yapılandırılması, enerji arz güvenliğinin çeşitlendirilmesi ve kritik teknolojilere erişim mücadelesi, uluslararası ilişkilerin yeni belirleyici dinamikleri arasında yer almaktadır. NATO’nun genişleyen görev alanı, Avrupa’nın savunma kapasitesini artırma çabaları, Hint-Pasifik’te gelişen yeni güvenlik ortaklıkları ve bölgesel güçlerin artan diplomatik manevra alanları, küresel güvenlik mimarisinin çok katmanlı ve çok merkezli bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir.
Bu çerçevede Global Strateji Konferansı 2026, bu yıl küresel gelişmelerin ışığında belirlenen, “Küresel Güvenliğin Yeni Mimarisi: Kolektif Savunmadan Stratejik Rekabete” teması ile uluslararası güvenlik sisteminin geçirdiği dönüşümü bütüncül bir perspektifle değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Konferansın temel hareket noktası, günümüz güvenlik ortamının artık yalnızca krizlere verilen tepkiler üzerinden değil; uzun vadeli stratejik rekabet, teknolojik dönüşüm ve yeni güç dengeleri ekseninde analiz edilmesi gerektiği yaklaşımıdır. Bu nedenle konferans, güvenlik çalışmalarını klasik askeri yaklaşımların ötesine taşıyarak ekonomi, teknoloji, diplomasi ve jeopolitik alanlarını bir araya getiren disiplinler arası bir tartışma zemini oluşturmayı hedeflemektedir.
Konferansta ele alınacak tartışmalar, yalnızca mevcut güvenlik tehditlerini analiz etmekle sınırlı kalmayacak; aynı zamanda geleceğin uluslararası düzeninin hangi normlar, kurumlar ve stratejik öncelikler etrafında şekilleneceğine ilişkin politika odaklı değerlendirmeler sunacaktır. Böylece konferans, güvenliğin askeri, ekonomik ve teknolojik boyutlarını bütünleştiren kapsamlı bir stratejik analiz platformu sunacaktır.
Konferansın bir diğer önemli amacı, uluslararası güvenlik alanındaki akademik çalışmalar ile politika yapım süreçleri arasındaki etkileşimi güçlendirmektir. Günümüzde güvenlik politikalarının yalnızca devlet kurumları tarafından değil; düşünce kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve teknoloji şirketleri gibi çok sayıda aktör tarafından şekillendirildiği görülmektedir. Bu nedenle konferans, farklı disiplinlerden akademisyenleri, karar alıcıları, diplomatları, askerî uzmanları ve stratejik analiz merkezlerini aynı platformda buluşturarak bilgi üretimi ile politika geliştirme süreçleri arasında sürdürülebilir bir diyalog oluşturmayı hedeflemektedir.
Türkiye açısından bakıldığında ise yeni güvenlik mimarisi, hem önemli fırsatlar hem de karmaşık meydan okumalar barındırmaktadır. Avrupa, Karadeniz, Orta Doğu, Kafkasya ve Doğu Akdeniz’in kesişim noktasında bulunan Türkiye; NATO üyesi kimliği, gelişen savunma sanayii, enerji koridorlarındaki merkezi konumu ve çok yönlü diplomatik kapasitesiyle yeni uluslararası güvenlik düzeninin şekillenmesinde önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır. Dolayısıyla konferans, Türkiye’nin değişen stratejik ortam içerisindeki rolünü yalnızca bölgesel gelişmeler bağlamında değil, küresel güvenlik yönetişiminin geleceği açısından da değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
Global Strateji Konferansı 2026; DİPAM, İstanbul Aydın Üniversitesi, Trocadéro Forum Enstitüsü işbirliğiyle, 10-11 Aralık 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleşecektir. Konferans, uluslararası güvenlik çalışmalarının yeni dönemde karşı karşıya bulunduğu dönüşümü kapsamlı biçide ele almayı hedeflemektedir. Küresel güvenliğin giderek daha karmaşık, çok aktörlü ve çok boyutlu hâle geldiği bir dönemde, bu konferansın ortaya koyacağı tartışmaların yalnızca akademik literatüre katkı sunması değil; aynı zamanda karar alıcılar için uygulanabilir politika önerileri geliştirmesi ve uluslararası stratejik diyaloğu güçlendirmesi beklenmektedir. Bu yönüyle konferans, güvenlik alanındaki değişimin anlaşılmasına katkı sağlayan ve geleceğin uluslararası düzenine ilişkin stratejik düşünce üretimini destekleyen önemli bir uluslararası platform olmayı amaçlamaktadır.
Ana Tema:
“Küresel Güvenliğin Yeni Mimarisi: Kolektif Savunmadan Stratejik Rekabete”
Konular:
- Caydırıcılıktan Dayanıklılığa: Yirmi Birinci Yüzyılda Güvenliğin Yeniden Tanımlanması
- Yirmi Birinci Yüzyılda Stratejik Rekabet: Askeri Güçten Kapsamlı Devlet Yönetimine
- Kolektif Savunmanın Geleceği: Ankara Zirvesi Sonrası NATO
- Büyük Güçler Arasındaki Rekabet Döneminde Savunma Sanayi
- Ukrayna Sonrası Avrupa Güvenliği: Savunma, Caydırıcılık ve Stratejik Özerklik
- Hint-Pasifik ve Ortaya Çıkan Güç Dengesi
- Ortadoğu’nun Yeni Güvenlik Manzarası
- Orta Asya’da Güvenlik İşbirliği Formülleri Öngörülen Riskler
- Karadeniz’den Pasifik’e Deniz Güvenliği
- Arktik, Uzay ve Stratejik Rekabetin Yeni Cepheleri
- Hibrit Savaş ve Yeni Savaş Alanı
- Güç Olarak Teknoloji: Yapay Zeka, Kuantum Bilişim ve Stratejik Rekabet
- Siber Güvenlik, Uzay ve Kritik Altyapı Koruması
- Jeoekonominin Geri Dönüşü: Ticaret, Yaptırımlar ve Ekonomik Devlet Yönetimi
- Stratejik Koridorlar ve Küresel Gücün Yeni Coğrafyası
- Jeopolitik Parçalanma Çağında Enerji Güvenliği
- Savaş Alanının Ötesinde Güvenlik: İklim, Göç ve İnsan Hareketliliği
- Rekabetçi Bir Dünya Düzeninde Orta Büyüklükte Güçler
- Küresel Güvenliğin Yönetimi: Stratejik Rekabet Çağında Uluslararası Kurumlar
- Çok Kutuplu Bir Dünyada İttifakların Geleceği
- Stratejik Öngörü 2035: Gelecekteki Uluslararası Güvenlik Düzeni Senaryoları
Ve ilgili diğer konular
Comments are closed.