
NATO Dönüşümü ve 2026 Ankara Zirvesi: Yeni Güvenlik Paradigmaları ve İttifakın Geleceği
Küresel jeopolitik dengelerin hızla yerinden oynadığı, asimetrik ve hibrit tehditlerin konvansiyonel askeri doktrinleri zorladığı kritik bir eşikten geçilmektedir. İttifak’ın geleceğini şekillendirecek en stratejik virajlardan biri olan 2026 Ankara Zirvesi, NATO’nun önümüzdeki on yıllardaki varoluşsal reflekslerini ve kurumsal kimliğini belirleme potansiyeli taşımaktadır. Bu dinamik süreçte düzenlenecek olan webinar, Ankara Zirvesi’nin marjında NATO’nun yapısal dönüşümünü, bünyesinde barındırdığı derin jeopolitik fay hatlarını ve küresel güvenlik mimarisinin yeniden inşasını bütüncül bir perspektifle masaya yatırmayı amaçlamaktadır.
Günümüz güvenlik ekosisteminde İttifak’ın karşı karşıya olduğu en büyük sınamalardan biri, coğrafi bölgelere göre farklılık gösteren tehdit algılarının ortak bir paydada buluşturulabilmesidir. Doğu Avrupa’nın konvansiyonel sınır güvenliği endişeleri, Güney Avrupa’nın düzensiz göç ve terörizm odaklı istikrarsızlık algısı ile Batı Avrupa’nın siber ve ekonomik kırılganlıkları, Transatlantik dengeleri ciddi şekilde sınamaktadır. NATO gündeminin üst sıralarında yer alan yeni nesil tehdit tanımlamaları, Washington ve Brüksel arasındaki güç dengesini yeniden formüle ederken, İttifak içi kolektif savunma iradesinin ne ölçüde sürdürülebilir olduğunu da ortaya koyacaktır.
Bu kurumsal arayışın en çetrefilli boyutunu ise Avrupa Birliği ekseninde filizlenen stratejik özerklik tartışmaları oluşturmaktadır. Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini AB kıstasları temelinde kurumsallaştırma ısrarı, transatlantik bağın geleceğini doğrudan etkilemektedir. Bu arayışın pratik ve askeri açıdan uygulanabilirliği tartışılırken, sürecin NATO’yu tamamlayan bir unsur mu olacağı yoksa yeni bir küresel ittifak yapısının doğuşunu mu tetikleyeceği sorunsalı jeopolitik bir yol ayrımına işaret etmektedir. Diğer taraftan, Amerika Birleşik Devletleri’nin Avrupa kıtasındaki askeri ve endüstriyel yatırımları vasıtasıyla kendi lehine bir savunma ikiliği yaratma çabaları, kıta Avrupası içindeki rekabeti ve ayrışmaları derinleştiren bir diğer yapısal dinamik olarak öne çıkmaktadır.
Zirveye ev sahipliği yapan Türkiye, NATO’nun doğu ve güney kanatlarının kesişim kümesinde yer alan stratejik konumuyla bu yeni güvenlik paradigmasının tam merkezinde durmaktadır. Sahip olduğu askeri güç, yerli savunma sanayii atılımları ve çok boyutlu diplomatik manevra kabiliyetiyle Türkiye, İttifak içindeki klasik kanat ülkesi rolünün ötesine geçerek otonom ve kurucu bir aktör olarak konumunu pekiştirmektedir.
Panelin Amacı
Bu panelin temel amacı, hem Avrupa’nın şekillenmekte olan yeni güvenlik mimarisinde Türkiye’ye düşen güncel rolü analiz etmeyi hem de 2026 Ankara Zirvesi öncesinde İttifak’ın entelektüel ve stratejik yönelimine ışık tutmayı hedeflemektedir.
Panel özellikle aşağıdaki sorulara yanıt aramayı hedeflemektedir:
- NATO gündemindeki temel konular nelerdir? Yeni tehditler tanımlanacak mı?
- Transatlantik denge kurulabilecek mi?
- Doğu-Güney-Batı Avrupa’nın değişken tehdit algısı İttifak’ta ortaklaşabilecek mi?
- Stratejik özerklik tartışmalarının temeli nedir ve sonucu mümkün mü?
- ABD Avrupa içerisinde savunma ikiliği yaratmak için yatırım yapıyor mu?
- AB kıstasları bir savunma işbirliği için mümkün mü? Avrupa stratejik özerklikte ısrarcı olursa bu yeni bir ittifak oluşturur mu?
- Türkiye’nin NATO içinde veya Avrupa’daki yeni güvenlik paradigmasında yeni bir konumu var mı?
Panel Moderatörü
Dr. Tolga SAKMAN
DİPAM Başkanı
Konuşmacılar
Büyükelçi (E) Hüseyin DİRİÖZ
Eski NATO Genel Sekreter Yardımcısı
Prof. Dr. Hasan KÖNİ
İstanbul Kültür Üniversitesi
Prof. Dr. Poyraz GÜRSON
Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Yardımcısı
Comments are closed.