Körfez bölgesi, küresel savunma harcamalarının en hızlı arttığı bölgelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Bölge ülkeleri; enerji kaynaklarının korunması, bölgesel rekabet yarışında liderliğin elde edilmesi, rejim güvenliğinin sürdürülmesi ve ulusal güvenlik kapasitelerinin güçlendirilmesi amacıyla çeşitli devletlerle askeri ve stratejik iş birlikleri geliştirmektedir. Bu çalışma, enerji kaynakları bakımından zengin ve ekonomik açıdan güçlü olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın savunma kapasitelerini artırma amacıyla geliştirdiği askeri modernizasyon programlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, söz konusu ülkelerin gerçekleştirdiği silah tedarik anlaşmalarının hangi aktörlerle yapıldığı ve yatırım yapılan savunma sistemlerinin temel özellikleri analiz edilmektedir. Çalışmanın temel araştırma sorusu şu şekilde belirlenmiştir: Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın modernizasyon temelli askeri ortaklıkları çerçevesinde hangi savunma sistemleri ve silahları satın aldığı ve bu askeri ekipmanların teknik özelliklerinin neler olduğudur. Çalışmada ele alınan alt sorulardan biri, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD-İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta, Körfez ülkelerinin yüksek maliyetli savunma yatırımlarına rağmen İran’ın artan misilleme füze saldırıları karşısında hava savunma sistemlerinin neden etkili bir caydırıcılık sağlayamadığıdır. Bu bağlamda çalışma, Körfez ülkelerinin savunma sistemlerine yönelik yatırımlarını ve silah tedarik anlaşmalarını inceleyerek belirlenen araştırma sorusuna yanıt bulmayı amaçlamaktadır.
Körfez Ülkelerinde Savunma Harcamalarının Artışı ve Modernizasyon
Son dönemlerde Körfez bölgesinin güvenlik yapısını derinden etkileyen çeşitli gelişmeler gündeme gelmiştir. 28 Şubat 2026’da ABD/İsrail ve İran arasında başlayan askeri çatışmalar, Körfez ülkelerinin petrol tesisleri, limanları ve ABD askeri üslerinin İran Devrim Muhafızları tarafından yoğun bir şekilde vurulmasıyla büyük çaplı bir güvenlik krizine dönüşmüştür. Bu savaşın etkileri arasında güvenlik tehditlerinin çeşitlenmesi, bölge aktörleri arasındaki güç rekabeti, enerji kaynaklarının tedarik süreçlerinde yaşanan aksaklıklar ve stratejik öneme sahip bölgelere askeri unsurların konuşlandırılması yer almaktadır. Bölgede artan askeri gerilimler ve İran’ın bölge ülkelerinde bulunan ABD üslerine yönelik misilleme saldırılarının yarattığı belirsiz güvenlik ortamı da Körfez ülkelerinin savunma politikalarını doğrudan etkilemektedir. Söz konusu gelişmeler, bölge aktörlerinin güvenlik kapasitelerini güçlendirme yönünde çeşitli iş birlikleri geliştirmelerine ve gelişmiş savunma sistemlerine yönelik yatırımlarını artırmalarına neden olmuştur. Artan güvenlik tehditlerine yönelik olarak ulusal güvenliklerini güçlendirmek ve askeri ekipmanlarını modernize etme sürecine hızlı bir şekilde uyum sağlamaya çalışan Körfez ülkeleri, daha fazla silahlanma eğilimi göstermiştir. SIPRI(Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü) tarafından 2025 yılında yayımlanan veriler incelendiğinde, Katar’ın 2020-2024 döneminde gerçekleştirdiği silah ithalatında ABD’nin yüzde 48’lik pay ile ana tedarikçi olduğu, özellikle insansız hava araçları ile modern füze sistemlerinin ihracatının arttığı görülmektedir. Katar’ın diğer bölge dışı tedarikçileri arasında ise yüzde 15 pay ile Birleşik Krallık ve yüzde 14 ile Fransa yer almakta olup, bu ülkelerden savaş uçakları satın alınmıştır. Suudi Arabistan, 2030 Vizyonu çerçevesinde 2020-2024 yılları arasında modern ve insansız çalışma sistemine sahip askeri ekipmanlarını çeşitlendirmek amacıyla ithalatı artırmıştır. Bu kapsamda, silah ithalatında yüzde 72’lik pay ile ABD lider konumda bulunurken, diğer başlıca tedarikçiler arasında yüzde 10 ile İtalya ve yüzde 6 ile Fransa yer almıştır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise 2020-2024 döneminde bölge dışı önemli ortakları arasında olan ABD yüzde 64’lik pay ile ilk sıradayken, Fransa’dan yüzde 4’lük pay ile insansız savaş uçakları tedarikinde önemli bir artış gerçekleşmiştir. Bu süreçte, Körfez ülkeleri stratejik iş birliklerini ve silah tedariki konusunda artan ilişkilerini bölge dışı aktörlerden biri olan ABD’yle geliştirmiştir.
…







