Fransa Emeklilik Yasasının Popülizm Yansımaları: Marine Le Pen İçin Bir Fırsat Mı?

01.06.2023

Avrupa yeni bir popülizm dalgasının etkisi altında bulunmaktadır. Ancak, Avrupa’yı etkisi altına alan bu popülizm dalgası geçmiştekinin aksine günümüzde çoğunlukla aşırı sağ kapsamında karşımıza çıkmaktadır. Avrupa’da kimi ülkelerde aşırı sağ popülist partiler iktidara gelirken, kimileri de parlamentoda temsil hakkı kazanmışlardır ya da etkilerini giderek artırarak gelecekte bu konumlara ulaşacaklarını göstermektedirler.

Aşırı sağ popülizmin hem parlamentoda kendine yer bulduğu hem de halk arasında etkisini giderek artırdığı en çarpıcı ülkelerden biri ise Fransa’dır. Günümüzde sıklıkla karşımıza çıkan ve şiddetli protestolara konu olan emeklilik planı yasası popülizmin kendisini ön plana çıkarabilmesi adına verimli bir ortam yaratmaktadır. Bu nedenle bu yasanın ve oluşan protestoların popülizm ile bağının incelenmesi, ülkede gelecekte yaşanması muhtemel siyasi gelişmeler konusunda aydınlatıcı olacaktır.

Popülizm

Toplumun “yozlaşmış elitler” ve “ahlaklı halk” olmak üzere iki homojen ve birbirlerine düşman gruba ayrıldığını[1] iddia eden popülistler, kendilerini talepleri ve şikayetleri, yozlaşmış siyasiler ve liberal demokrasinin kurumları tarafından karşılanamayan sessiz ve pür halkın sesi olarak görmektedirler.[2] Retoriklerinde sıklıkla vurguladıkları, halkın tek gerçek temsilcisinin kendileri olduğu ifadesi mevcut kötü koşullardan yararlanarak çoğunluğu ortak bir konu çevresinde mobilize etmek ve onların desteğini kazanmayı amaçlamaktadır.

Popülizmin, her zaman olmasa da genellikle kriz dönemlerinde yükseldiği bilinmektedir. Popülistler genellikle hükümetin sözleri ve performansı arasında oluşan boşluğu kuşanarak bu yönde bir propaganda gerçekleştirirler[iii] ve halkın içinden geçtiği mevcut koşulların sorumlularının sadece kendi çıkarlarını düşünen ve buna yönelik kararlar veren yozlaşmış siyasal elitler olduğunu vurgularlar. Bunu yaparken bir yandan da kendilerinin halktan biri olduğunu, dolayısıyla halkın sorunlarını yine sadece halktan biri olan kendilerinin çözebileceğini iddia ederler.

Popülizm ve özellikle konumuz bağlamındaki Avrupa’da karşımıza çıkan aşırı sağ popülizm genellikle halkın siyasi ve ekonomik tatminsizliklerinden meydana çıkmıştır.[iv] Ana akım partilerin halkın isteklerini ve ihtiyaçlarını giderememesi memnuniyetsizliğe yol açmış ve ekonomik ya da siyasal olarak arzuladığı tatmin düzeyine ulaşamayan halk giderek ana akım yerine marjinal partilere doğru yönelmiştir. Aşırı sağ popülist partilerin tarih sahnesine çıkışında siyasal alanın uçlarında, yani marjinal bir konumda oldukları bilinmektedir, fakat günümüz Avrupa’sında bu partiler marjinal konumlarını terk ederek ana akım haline gelmişlerdir.[v]

Aşırı sağ popülizmin demokrasiye yönelik tehdidi sadece kendilerinden değil, ana akım partileri de popülist retorik kullanmaya itmelerinden de gelmektedir. Bu partiler ile mücadele edebilmek adına çoğunlukla ana akım partiler de onlar ile aynı çizgiyi benimsemektedirler.[vi] Ancak burada ana akım partilerin kullandığı popülist retorik aracılığı ile verdiği vaatler yerine getirilmediği takdirde halkta daha büyük bir memnuniyetsizlik ve güvensizlik oluşmaktadır.[vii] Bu durum popülistlerin daha da kuvvetlenmesine ve geniş kitlelerden aldıkları desteği konsolide etmelerine yol açacaktır.

Popülistler halkın desteğini kazanabilmek adına genellikle odaklarını işsizlik, emeklilik yaşı, sağlık hizmeti, vergiler, barınma gibi ekonomi ile ilişkili konulara yöneltmektedirler.[viii] Halkın yaşam biçimini doğrudan etkileyen bu sorunlar onların popülist retorik aracılığıyla harekete geçirilmesi en mümkün konulardır. Bu sorunlar üzerinde halkın talepleri iktidar tarafından karşılanamadığı takdirde popülizmin yükselişi için uygun zemin oluşmaya başlamaktadır.

Fransa Örneği

Avrupa’daki aşırı sağ partilerin ilk örneklerinden biri olan, 2018’den sonra National Rally (RN) adını alan Front National (FN) 1970 yılında, şu anki lider Marine Le Pen’in babası Jean-Marie Le Pen tarafından kurulmuştur. 1990’lı yıllarda etkisini giderek artıran RN şu anda, 577 milletvekilinden oluşan Fransa Parlamentosunda 88 milletvekili ile ikinci parti konumunda bulunmaktadır. Fransa’da gerçekleşen son 2 seçim incelendiği takdirde Marine Le Pen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron karşısında artan bir performans göstermiştir. 2017 yılında yapılan seçimde %33,90, 2022 yılında yapılan seçimde ise %41,45 oya ulaşması Le Pen’in rakibi karşısında halktan aldığı desteği giderek artırdığını göstermektedir.

İki seçim arasındaki bu farkın nedeni 2018’de Fransa’da meydana gelen ve “Sarı Yelekliler” olarak adlandırılan bir dizi protesto olaylarının meydana gelmesi ve 2020 yılında küresel çapta patlak veren COVİD-19 pandemisi ve hatta 2022 yılının başlarında meydana gelen Rusya-Ukrayna savaşı ve onun etkilerinin gerek mülteciler gerekse de enerji krizi biçiminde Avrupa’ya yansıması ile de açıklanması mümkün olabilir çünkü bilindiği üzere aşırı sağ popülist partilerin yükselişi için krizler oldukça el verişli bir ortam hazırlamaktadır.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un hayata geçirmekte ısrarcı olduğu yeni emeklilik planı yasası ülkede bir süredir şiddetli protestolara neden olmaktadır. Bu yeni emeklilik planı kısaca, şu an 62 olan emeklilik yaşını kademeli olarak 2030 yılına kadar 64’e çıkarmayı hedeflemektedir. Aylar önce, Fransız halkının tepeden inme reformlardan bıktığını[ix] belirten Macron’un şu anki tutumu sendikaların yanı sıra hem aşırı sağ hem de aşırı soldan oldukça sert tepkiler almıştır. Yapılan anketlere göre Fransız halkının %70’inden fazlası bu yasaya karşı çıkmaktadır.[x] Bu sonuçlar bize göstermektedir ki 9 ay öncesine kadar halkın tepeden inme reformlardan bıktığını söyleyen Macron şimdi halkın ezici çoğunluğunun karşı çıkmasına rağmen bu yasayı geçirmekte diretmektedir.

Yasayı geçirebilmek adına muhtemelen yeterli üstünlüğe sahip olmadığını düşünen Macron kamuoyu önünde otoritesini sarsmamak adına anayasada mevcut olan ve madde 49.3 olarak adlandırılan özel bir yetkiyi kullanmaktadır. Bu yetki herhangi bir parlamento oylaması gerçekleşmeden bir yasanın geçirilmesini sağlamaktadır. Le Pen bu durumun “demokrasinin başarısızlığı” olduğunu vurgulamıştır.[xi] Çoğunlukla demokrasiye yönelik bir tehdit olarak görülen popülistlere söylemlerinde kolaylıkla propaganda haline getirebilecekleri bu fırsatı vermek siyasi açıdan büyük bir paradokstur.

Macron’un söylem ve eylemleri arasındaki bu tutarsızlık ilerleyen zamanlarda Fransa’da boy gösteren popülist partiler tarafından propaganda haline getirilme ihtimalini taşımaktadır. Mevcut durumda Macron’un bu tutumuna gelen tepki aşırı sol popülist parti olan La France Insoumise (FI) tarafından gelmektedir. Le Pen bu konuda şu anlık aşırı ön plana çıkmamaktadır. Le Pen’in bu sessizliği bazı çevrelerce politik bir kazanım olarak yorumlanmaktadır.[xii] Aslına bakılırsa gelecekte Macron için zorlayıcı olması muhtemel popülist retoriğin aşırı soldan ziyade ülke içindeki etkisi daha konsolide olan aşırı sağ RN’den gelmesi daha olasıdır.

RN’in parlamentoda en güçlü ikinci parti ve ana muhalefet olarak yer alması Macron’a yöneltilebilecek en büyük popülist tehdidin sağdan gelebileceğini açıkça göstermektedir. Le Pen gözünü 2027 seçimlerine dikmiştir ve bu seçimleri kazanabilmek adına halka, yönetebilme kapasitelerinin olduğunu göstermek istemektedir.[xiii] Konu bu kapsamda ele alındığında, Le Pen’in yaşanan son gelişmelere vereceği tepkiler, talepleri mevcut hükümet tarafından karşılanmayan çoğunluğun kendilerine yönelmesine yol açma potansiyelini taşımaktadır.

Sonuç

Fransa’da oluşan bu durum ülkedeki popülist partilerin güç kazanabileceği bir zemin hazırlamaktadır. Macron’un söylem ve uygulamalarındaki boşluk popülizm için önemli bir silah niteliği taşımaktadır. Aşırı sol popülizmin şu anda Fransa’da gerçekleşen protestolara yaptığı öncülük radikalleşmeye işaret etmektedir. Popülizmde karşımıza çıkan şiddet fiziksel değil söylemsel olarak karşımıza çıkmaktadır.[xiv] Buna ek olarak popülizm bir devrim haline gelme ihtimali oldukça düşüktür çünkü tamamen siyasal sisteme karşı değildir.[xv] Dolayısıyla radikalleşen aşırı solun körüklediği halkın bu kızgınlığı ilerleyen dönemlerde Le Pen’in söylemlerine ustaca yansıdığı takdirde bu işte en kazançlı çıkacak olan RN olacaktır.

Ancak, ister Le Pen halkın mevcut kızgınlığını kendi lehine çevirerek halktan aldığı desteğini artırsın, isterse de aşırı solun öncülük ettiği protestolar bir devrime dönüşsün ya da FI oy oranını artırsın her halükârda kazanan popülizm olacaktır. Demokrasiye yönelik bu tehdit sadece popülist partilerden gelmemektedir. Bunlarla mücadele edebilmek adına popülist çizgiyi benimseme ihtimali olan başta iktidar partisi olmak üzere diğer partiler de göz önünde bulundurulmalıdır.

Popülist partilerin söylemlerinin yanı sıra, şiddetli protestolarla da yüzleşen ve yüzleşmeye devam edecek gibi gözüken Macron’un da bunlarla mücadele edebilmek için popülist söylemlerde bulunması şaşırtıcı olmayacaktır. Ülke içindeki gücünü korumak ve popülist rakipleri ile mücadele ederek onları siyasi alanda mağlup etmek için popülist retoriğin Macron tarafından kullanılması ve verilecek sözlerin eylemlerde karşılığını bulmaması ülkeyi popülist bir döngü içine sokma riskini taşımaktadır.

Popülizm gelecekte Batı demokrasisinde daha kalıcı bir fenomen haline gelecektir. Sessiz ve pür halk kendisinin artık siyasal elitler tarafından temsil edilmediğini ve tatmin olmadığını hissettikçe orada daha fazla popülizm karşımıza çıkacaktır.[xvi] Görünen o ki Fransa’da yaşanan mevcut durumlar bunun habercisi niteliğindedir.

 

Kaynaklar

[1] Cas Mudde, “The Populist Zeitgeist,” Government and Opposition 39, no. 4 (2004): 543.

[2] Margaret Canovan, “Trust the People! Populism and the Two Faces of Democracy,” Political Studies 47, no. 1 (1999): 2-5.

[iii] Canovan, “Trust the People,” 12.

[iv] Yavuz Yıldırım, “Liberal Demokrasinin Krizi Bağlamında Avrupa’da Sağ-Popülizm ve Yükselen Aşırı-Sağ,” Amme İdaresi Dergisi 50, no.2 (2017): 60.

[v] Mudde, “Populist Zeitgeist,” 542; Cas Mudde, “Three decades of populist radical right parties in Western Europe: So what?,” European Journal of Political Research 52, no. 1 (2013): 2.

[vi] John Abromeit, “A Critical Review of Recent Literature of Populism,” Politics and Governance 5, no. 4 (2017): 178.

[vii] Mudde, “Populist Zeitgeist,” 559.

[viii] Margaret Canovan, “’People’, Politicians and Populist,” Government and Opposition 19, no. 3 (1984): 327.

[ix] https://www.politico.eu/article/emmanuel-macron-france-politics-pension-reform-elisabeth-borne/

[x] https://www.theguardian.com/world/2023/mar/14/france-faces-another-day-of-strikes-ahead-of-key-vote-on-pension-reforms

[xi] https://www.standard.co.uk/news/world/france-pension-reforms-emmanuel-macron-vote-b1067876.html?itm_source=Internal&itm_channel=section_banner&itm_campaign=breaking-news-ticker&itm_content=1

[xii] https://english.elpais.com/international/2023-03-10/le-pen-emerges-as-political-winner-in-battle-for-pensions-in-france.html

[xiii] https://www.theguardian.com/world/2023/jan/11/france-far-right-le-pen-2027-sanitise-image

[xiv] Burak Gökalp, “Otoriterizmin Yüzleri: Popülizm ve Faşizm,” Moment Dergi 6, no. 1 (2019): 264.

[xv] Gülden Çamurcuoğlu, “Çoğunlukçu Demokrasiye Yöneliş Olarak Popülizm,” İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 10, no. 1 (2019): 283.

[xvi] Mudde, “Populist Zeitgeist,” 563; Benjamin Moffitt, The Global Rise of Populism: Performance, Political Style, and Representation (Stanford: Stanford University Press, 2016): 135.

Bizden Haberdar Olun

Mail aboneliği başlatmak için mail adresinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

    Paylaş
    Etkinlik Takvimi
    Ağustos

    Eylül 2023

    Ekim
    Pzt
    Sal
    Çar
    Per
    Cum
    Cmt
    Paz
    28
    29
    30
    31
    1
    2
    3
    Etkinlikler için Eylül

    1st

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    2nd

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    3rd

    Etkinlik Yok
    4
    5
    6
    7
    8
    9
    10
    Etkinlikler için Eylül

    4th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    5th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    6th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    7th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    8th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    9th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    10th

    Etkinlik Yok
    11
    12
    13
    14
    15
    16
    17
    Etkinlikler için Eylül

    11th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    12th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    13th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    14th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    15th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    16th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    17th

    Etkinlik Yok
    18
    19
    20
    21
    22
    23
    24
    Etkinlikler için Eylül

    18th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    19th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    20th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    21st

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    22nd

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    23rd

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    24th

    Etkinlik Yok
    25
    26
    27
    28
    29
    30
    1
    Etkinlikler için Eylül

    25th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    26th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    27th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    28th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    29th

    Etkinlik Yok
    Etkinlikler için Eylül

    30th

    Etkinlik Yok

    Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi

    Center for Diplomatic Affairs and Political Studies

    ‎مركز الشؤون الدبلوماسية والدراسات السياسية

    Centre des Affaires Diplomatiques et des études Politiques

    Центр дипломатических отношений и политических исследований

    外交事务与政治研究中心

    Back to top of page